Atilla ÇİLİNGİR


HASPOLAT KÖYÜ VE MEHMETÇİK ANIT

Bir halkın varoluşunda, bir devletin kuruluşunda çok önemli olaylar ve bu olayların yaşandığı tarihler vardır.


                                       

   Bir halkın varoluşunda, bir devletin kuruluşunda çok önemli olaylar ve bu olayların yaşandığı tarihler vardır. 

   20 Temmuz ve 14 Ağustos 1974 tarihleri de Kıbrıs Türk Halkı için bunların en önemlileridir. Çünkü bu tarihlerde yaşanan Kıbrıs savaşı 1878 den sonra Kıbrıs Türk’ünün adada ölümün kıyısından kurtarıldığı, özgürlüğüne kavuştuğu, sonrasında da kendi devletinin KKTC’nin temelinin atıldığı tarihlerdir. 

   20 Temmuz 1974’te Mehmetçik adaya gelmeseydi, günümüzde Kıbrıs adasında yaşayan kaç Türk kalacaktı sorgulamak gerekir. Kaldı ki, bu gün de Rum tarafının değişmeyen, hiçbir zaman da değişmeyecek olan davranış biçimi, Enosisçi politikaları da bu gerçeğin en çarpıcı göstergesidir.

   Evet, 51 yıl önce üsteğmen rütbesi ile 26 yaşında genç bir subay olarak ben de oradaydım. 230’ncu Alayın bir bölük komutanı olarak adada yaşanan her iki savaşa da katıldım. Benimle birlikte savaşan Mehmetçiklerimizden Şehitler verdik, onları o gazi vatan topraklarına emanet edip, anavatan Türkiye’ye döndüm. 

  Ama 1975 yılında dönmeden önce ele geçirdiğimiz Rum dönemindeki adıyla Miamilya köyüne şehit bir Mehmetçiğimizin adını vermeyi kafama koymuştum. Harekât şehitlerimizden Kayserili Mahmut Haspolat’ın soyadı dikkatimi çekmişti. Nedeni ise ikinci harekâtta adanın doğusuna taarruz eden birliklerin komutanı rahmetli Osman Fazıl Polat paşamızın soyadının da Polat oluşu idi. Biliyordum ki harekâttan sonra bu komutanımızın adını ele geçirdiğimiz bölgenin pek çok yerine, pek çok tesisine vereceklerdi. 

    Ben de neden bir Mehmetçiğimizin adı da bu topraklarda yaşamasın diyerek ele geçirdiğimiz bu köyün adını Haspolat olarak koydum. Ve dönmeden önce de Magosa’dan ve Lefkoşa’dan gelirken görünecek şekilde kırmızı bir levhanın üstüne bu adı yazdırarak levhaları köyün girişine diktirdim.   

   Ayrıca Gazimağusa’dan Lefkoşa’ya gelen anayolun köye giriş caddesine de bu köye taarruz ederken şehit olan ‘’Şehit Asteğmen Mehmet Özel Caddesi’’ adını verip, bu adı da kırmızı bir levhaya yazdırıp yolun başına diktirdim.

     Kısmet bu ya 11 yıl sonra 1985 yılında yeniden adada görev aldım. Bu defa binbaşı rütbesindeydim. O süreçte de elimden geldiği kadar vatan bellediğim bu topraklara hizmet ettim.  Adaya ikinci kez gelişimde ilk yaptığım şey adını Haspolat olarak koyduğum köye uğramak oldu.  Diktirdiğim levhalar yerinde duruyordu. Köye yerleşimde başlamış, hayat normale dönmüştü. Bu tespitimden sonra bölgenin tapu kadastro işlemlerinin yapıldığı büroya giderek, bu işin sorumlusu rahmetli Halil Giray beyle görüştüm ve köyün adını Haspolat olarak resmileştirmiş oldum. 

   İşte 14 Ağustos 1974’te ele geçirdiğimiz Miamilya köyü bundan böyle artık resmen şehit bir Mehmetçiğimizin soyadı ile anılacaktı. 

    Emekli olduktan sonra da Kıbrıs Türk’ü ile temasımı hiç kesmedim. Haklı davalarını savunmak adına KTKD İstanbul şubesinde yıllarca görev yaptım. Pek çok kitap kaleme aldım. Konferanslara katılıp, tv programlarında konuşmacı oldum. Köşe yazılarımla tarihi gerçekleri anlattım. Hala da bu göreve devam ediyorum. 

  Ancak emekli olsam da kafama koyduğum adada yapmam gereken önemli bir şey daha vardı. Adını Haspolat olarak koyduğum köy Rum bölgesinin hemen dibinde sınır hattındaydı.   Burada öyle bir şey daha olmalıydı ki, hem Rumlara tarihi gerçekleri anlatsın, hem de bu toprakların artık Türk’ün öz be öz kendi malı olduğunu atalarından yadigâr kaldığını hatırlatsın. 

   Böyle bir şey de ancak orada bir anıt olmasıyla mümkün olabilirdi. Bunun için ilk temasım o dönemin Mücahitler Derneği başkanı rahmetli Vural Türkmen ile görüşmek oldu.  Kendisinden yardım talep ettim. Ancak yeterli desteği bulamadım. Aslında sadece yer konusunda yardımcı olmasını, ilgililerle koordine etmesini rica etmiştim, olmadı. 

     Bunun üzerine dönemin Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Daysal ve Kurmay başkanı Kur. Alb. Orhan Güçlü ile temas kurdum. Sağ olsunlar anıt yerinin tespiti, koordinasyonu v.d işler konusunda yardımcı oldular. Dönemin köy muhtarı Cemal İnangil’le de temas kurup, işlerin takibini sağladım.

     Sıra Mehmetçik heykelinin yapımı ve adaya nakline gelmişti. Bu noktada da savaşa birlikte katıldığımız takım komutanlarımdan Teğmen Fikret Gökçe devreye girdi.  Kendisi makine mühendisi idi. Heykeli Ankara’da OS TİM’de bulunan bir heykel atölyesinde yaptırdı. Bununla da kalmadı, kendisi Ankara’da yaşadığı için heykelin bir tır ile adaya nakli ile bizzat ilgilendi. 

   Fikret kardeşimin bu büyük yardımı anıta hayat veren en büyük destektir. Şu gerçeği de açıklamam gerekirse Fikret Gökçe şu anda adada Gönendere ilçesinde bulunan Mehmetçik anıtını da yaptırıp adaya uçakla gönderen kişidir.

    Nihayet anıt tamamlanmış sıra açılışına gelmişti. 3 Haziran 2011 tarihinde anıtın açılışı Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Barış Kuvvetleri Korgeneral Âdem Hududi, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Daysal, Kurmay Başkanı Orhan Güçlü ve diğer yetkililerin de katılımı ile açıldı. 

   Katılımcıların yaptığı konuşmalarla tarihe not düşülen bu özel günde; anıtın açılmasını planlayan, organize eden ne ben vardım, ne de o görkemli Mehmetçik Heykelini yaptıran Fikret Gökçe kardeşim!   

  Çünkü bizler davet edilmemiştik! Davet edilmesem de en azından anıtın açılışında okunsun diye muhtar Cemal’e gönderdiğim mesajımda okunmadı…

   Gelelim bu güne kadar neden bu konuya değinmedin? 14 yıldır hiçbir açıklama yapmadın sorusuna…

  Evet, hiçbir açıklama yapmadım.  İstedim ki, her yıl 14 Ağustosta Haspolat köyünde yapılan anma törenlerinden birine Fikret kardeşim de, ben de davet edilirim; o zaman yukarıda yazdığım gerçekleri bizzat yerinde açıklarım diye düşündüm. 

  Ama bugüne değin hiçbir davet olmadı. Ben de tarihi gerçeklere olan vicdan borcumu ölmeden önce bu yazım ile sizlere duyurmak istedim. 

   14 Ağustos 2025 tarihinde Haspolat köyündeki Mehmetçik Anıtında yapılan şehitlerimizin anma töreni haberlerine, fotoğraflarına baktım. Bir avuç mücahit, bir-iki dernek temsilcisi ve burada her yıl yapılan törene katılan değerli dostum Zorlu Töre. 

  Sivil toplum kuruluşlarının dışında devleti temsil eden hiçbir yetkili yok! 

  Neden?

  Unutulmasın ki, oradaki Mehmetçik anıtı bir simge. KKTC’nin sınır boylarını koruyan vatan yemini yapan aslanları temsil eden bir anıt…

  Buradan tüm yetkililere sesleniyorum:

  Vatan ve Bayrak uğruna hayatlarını feda edenleri, bu uğurda görev alıp da hayatta kalanları sakın ola ki, unutmayın. Şehitlerimizin aziz varlığı o toprakları vatan yaptı. 

  Yaşayanları ise o özel günleri tarihe yazan kahramanlardır. 

  Bu satırlardan Değerli Dostum Cumhurbaşkanım Ersin Tatar’a da sesleniyorum:

  Evet, Haspolat’taki Mehmetçik anıtı bir şehitlik değil ama temsil ettiği değer; Mehmetçiğin kudreti ve vatan sevdasının göstergesidir.

  Lütfen her yıl 14 Ağustos’ta ki devletimizin yaptığı resmi anma törenlerinde Haspolat’taki Mehmetçik anıtında yapılan törene de yer veriniz. En azından bir devlet temsilcisi oradan Rum tarafına güçlü bir mesaj versin Hem Şehit Mahmut Haspolat’ın, hem de Şehit Asteğmen Mehmet Özel’in ruhları şad olsun.

   Biz hatırlanmasak da olur...

 

Atilla Çilingir

www.atillacilingir.com

14 Ağustos 2025